Bir Yıldız Doğuyor – A Star is Born (2018)
Yönetmen: Bradley Cooper
Yıldızlar: Lady Gaga, Bradley Cooper
Ödüller: Venedik F.F. - Colleteral Award
Bence: Bradley Cooper, aynı zamanda Filmekimi’nin açılış filmi olan Bir Yıldız Doğuyor’da ilk kez yönetmen koltuğuna otururken baş rolleri de Lady Gaga ile paylaşmış. Filmin dramatik yapısı, bir yıldızın doğup yükselirken romantik ilişki yaşadığı bir diğerinin ışığının sönüp alçaldığı, sinema tarihi boyunca tekrar tekrar karşımıza çıkan hikayenin bir varyasyonunu üzerine kurgulanmış. Film, özgünlükten uzak ancak çalıştığını tekrar tekrar kanıtlamış formülü, biçimsel beklentisinin doyurulmasından beslenen sıradan Holywood izleyicisinden yayılacak yüksek memnuniyet, Cooper’ın oyunculuğu ve Lady Gaga’nın ışıltısı ve yükselteceği görünülürlük ile baştan gişe başarısını sağlama almış. Popülerliği ve ana akımın beğenisi üzerinden yaratılan ekonomi pek hak etmediği ödüllere adaylıklara kapı aralayacak gibi duruyor.
Bradley Cooper’ın oyunculuğunun taşıdığı giriş ile film aslında yüksekten el açıyor. Yönetmen Cooper, görsel ve işitsel ihtişamla bir büyü yakalayıp izleyicinin göz bebeklerini film boyu büyük tutup, zamanla duygusal kanalındaki trafiğin dozunun artıp melodramik bir bağ kurarak filmi yürütmeyi kurgulamış. Cooper, izleyicisini aşinalıklarla konfor alanında tutarak, özdeşleşmeler ile filme sokarak ve beklentilerinin tümünü karşılayıp iyi hissettirerek film çıkışında mutlu ve rahatlamış yığınlar yaratmayı hedeflemiş. Ancak filmin kaderini Cooper değil Lady Gaga çiziyor: En önde durmadığı giriş bölümünde, belirli bir mesafeden filme yıldız ışığı sağlayarak yüksek başlamasına katkı veren Lady Gaga; sonunda taşıyıcı haline geldiğinde ve onun eline bırakıldığında filmin tamamen dağılmasına neden olacak kadar düşük bir oyunculuk performansı sunuyor...
Film boyu Ally karakterini değil, rol yapan bir Lady Gaga izliyoruz, bu da kameranın varlığının her an izleyici tarafından hissedilmesi demek. Bu tabii kesinlikle Godard-vari bir yabancılaşma değil daha çok illüzyonunun kasting tercihi yüzünden paralize olması bir sonucu…
Her sahnede, sahnenin ruhu, tonu ve gereği ne olursa olsun güzel görünmeye çalışan bir oyuncuya uzun süredir rastlamadım, bu tarz oyunculuk romantik dönem Holywood yıldız sinemasında kaldı. En dipten yükselen “komşu kızı” rolünü oynayan bir oyuncu devamlı botokslu ıslak dudaklarıyla “duck-face” yaparak bir filmi götürebilir mi?
Tamam Bradley Cooper iyi oyuncu, ama şimdilik hele bu oyuncu yönetimiyle ve tercih ettiği modası geçmiş formüllere bakınca en iyi tabirle kötü yönetmen. Bir Yıldız Doğuyor’un ismi şimdiden Oscarlarla anılmaya başladı; bence aday olup olabileceği tek alan “En İyi Özgün Şarkı”. Bunun dışındaki her adaylık Akademi’nin ayıbı olacaktır – ki konuşulanlardan ve tanıtım bütçesinden çıkma gibi duran bol keseden dayanaksız pozitif eleştirilerden gözüken o ki film adaylık toplayacak.
Puan:
Puanlama, 10 üzerinden yapılmıştır ve tamamen kişisel tercihlere dayanmaktadır. Notun belirlenmesi için kullanılan kriterler tamamen keyfi bir biçimde oluşturulmuş ve bu kriterlerin ağırlıklandırılmasında da benzer bir metodoloji kullanılmıştır. Notlar nümerik değil, kategoriktir.
Siz ne Düşünüyorsunuz? Filmle ilgili tartışma sayfasına ulaşmak için tıklayınız.
Çok seslilik her zaman daha iyi!